Anadolu Yakası'ndan 4 Tatlı Mekan - playinduo

playinduo

Anadolu Yakası’ndan 4 Tatlı Mekan

Bugün size 3 tanesi Moda’da, 1 tanesi de Çengelköy’de yer alan 4 adet huzurlu mekândan bahsedeceğim. Bu mekanlarda keyiflice kitabınızı okuyup, rahatlıkla bilgisayarınızla çalışabilirsiniz. Ben bazı mekanlarda sevdiklerimle sohbet etmeyi severken, bazı mekanlarda da yalnız başıma işlerimi halletmekten ya da kitabımla baş başa vakit geçirmekten çok keyif alıyorum.

Bugün bu listede yer alan yerler, yalnız başınıza da bolca huzur bulacağınız sınıftalar, ayrıca benim gibi fotoğraf çekmeyi de seviyorsanız, çok fotojenik olduklarından da bahsetmeme gerek yok sanırım 🙂

İlk durağımız, Karaköy’de çayları ve sıcacık ortamıyla gönlümüze taht kuran Dem olacak. Dem’in Moda şubesi, Caferağa mahallesi içinde yer alıyor. Komple camla çevrili, ferah ve pastel tonlarda dekore edilen mekan, daha girdiğiniz anda size huzur veriyor. Sokağa karşı masanızı seçin, 60 çeşit çaydan birine karar verdikten sonra, Moda halkını ve nostaljik tramvayı izlemeye koyulun. Ben elma-tarçın çayını seçsem de, sonraki seferlerde Asya çaylarını denemeye kararlıyım. Eğer açsanız; menüde yer alan özgün tatlılara ve kahvaltılıklara da göz atabilirsiniz

Gelin biraz da mekanı fotoğraflarla gezelim.

İkinci durağımız ise; yine Caferağa mahallesinde yer alan sıcacık ortamıyla Yumma. Burası Esra Hanım tarafından işletiliyor, zengin bir kahvaltı, vegan seçenekler ve Antep mutfağını keyifle deneyebilirsiniz. Mekan küçücük ama o kadar sıcak ve özgün döşenmiş ki, kendinizi evinizde hissetmeniz garanti. Ayrıca değinmeden edemeyeceğim, kullandıkları çini desenli bardak ve tabak takımlarına da bayıldık. Biz vejetaryen omlet denedik ve sonuçtan pek memnun kaldık. Mekan küçük olduğu için hafta sonu yoğunluğu fazla olacaktır ama belki kendinize hafta içi küçük bir kaçamak ısmarlarsanız ve buranın tadına doyamazsınız 🙂

Üçüncü durağımız ise; listedeki en eğlenceli mekan. Moda’da Çiçek İşleri olarak bildiğimiz dünya tatlısı tasarım mağazasının yeni yeri olan Zoo. Mekan, Çiçek İşleri’nin hemen karşısında yer alıyor ve adeta bir orman edasında tasarlanmış. Cafenin girişindeki akvaryum ve duvarlardaki hayvan illüstrasyonları bu ortamı inanılmaz keyifli kılıyor, bütün detaylar büyük titizlikle düşünülmüş, ahşap detaylı masalarda oturup, etraftaki canlı bitkilerin arkasında kendinizi kamufle edip, portakal suyunuzu ya da kahvenizi bir jungle’daymış gibi yudumlayabilirsiniz. Gördüğüm kadarıyla mekan detaylı bir yiyecek menüsüne sahip değil, ama kahve seçenekleri oldukça çeşitli gözüküyor. Soluklanıp, dinlemek ve farklı atmosferin tadına varmak için bire bir diyebilirim.

Dördüncü durak için Moda’dan biraz uzaklaşıp, yönümüzü Çengelköy’e doğru çeviriyoruz. Çengelköy’ün güzel deniz havasını aldıysak, şimdi tatlı ve sakin bir ara sokağa dalabiliriz. Mekan sizi dışarıdan kırmızı pencereli minicik bir ev olarak karşılıyor. İçeri girdiğinizde ise; nostaljiye hoş geldiniz der gibi selamlıyor Çaycı İzzet Efendi. Ahşap masalar, dantel örtüler, kitaplar ve eski çinileri andıran seramikleriyle bir çay cennetine girmiş bulunuyorsunuz. Her bir çayı koklayabilir ve hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz. Mekan sahipleri bu konuda hem çok hassas, hem de çok bilgili.

Çayları demlik şeklinde tercih ederseniz hem daha ekonomik ve hem de güzel sunumlarıyla daha keyifli olacaktır. Ben daha çok meyve çaylarından keyif aldığım için, tercihimi portakal-tarçından yana yaptım. Sonuç, oldukça fresh ve iç ısıtan tarzdaydı, yanına Belçika çikolatalı keklerini de şiddetle tavsiye ederim. Çaycı İzzet Efendi’nin isim hikayesi de baya orjinalmiş; daha çok kahvenin tercih edildiği Osmanlı’da, devlet adamı olan İzzet Efendi, 1878’de adı “Çay Risalesi” olan bir eser ortaya koyuyor. Bu eserde çay bitkileri, kökenleri, çeşitleri ve demleme usulleri anlatılmış. Mekan da ismini Osmanlı’nın ilk çay tiryakisi İzzet Efendi’den almış. Bir gün siz de, nostaljiye dalıp gitmek, önünüzde bir Sait Faik hikayesi ya da Romeo ve Juliet gibi bir klasikle beraber İzzet Efendi’yi anıp, çayınızı yudumlayabilirsiniz. Neden olmasın, değil mi?

2 Discussions on
“Anadolu Yakası’ndan 4 Tatlı Mekan”
  • Ne güzel bir yazı olmuş. Fotoğrafların da büyük etkisiyle çıkıp gidesim geldi. Özellikle de bir çay tiryakisi olarak Çaycı İzzet Efendi’ye. 🎈 Yolum İstanbul’a düşerse tabii 😺

  • Bu yazıyı 1.5 ay rötarlı okumuş olmak benim ayıbım olsa gerek. İçim açıldı, şahane yazmışsın. Konseptler, fotoğraflar her zamanki gibi şahane. Hatta giderek daha da güzel oluyor bence. Profesyonelce konuşturuyorsun sanatını. Öpüyorum:)

Leave A Comment

Your email address will not be published.