Bir Yıla Veda ve İrdeleme Üstüne - playinduo

playinduo

Bir Yıla Veda ve İrdeleme Üstüne

Merhaba, 2016’nın sonuna geldiğimizde “en” leri listeleyemedim, çok yazmayı seven ben epey bir duraksadım, sessizleştim,  içime döndüm ve izledim. 2016’nın son zamanlarını izleyerek geçirdim daha çok. Motivasyonum, bu yıl diğerlerine göre biraz daha zayıftı, ama hissiyatım daha yüksekti diyebilirim. Bolca muhakeme yaptım içimden, sessizce güldüm ve sessizce ağladım. Olan olaylar karşısında şaşırma eğilimimi sanırım birazcık yitirdim. Yine çok fazla müzik dinledim, çok fazla film izledim ama işin aslı kendime göre çok fazla kitap okuyamadım. 2017 için söz verdim kendime daha çok okunacak ve her biri detaylıca analiz edilecek.

2016’da aynı anıları paylaşmadığım, hatta mesafece uzak ama kafa olarak bana çok yakın insanlar tanıdım ve onları çok sevdim. Daha yakın olup, hiç değil bir kahve içme fırsatı yakalamayı diledim. Hatta bazılarıyla da keyiflice içtim. Hepsine buradan güzel varlıklarını hissettirdikleri için teşekkür ederim. 2016’da video çekmeyi çok sevdim, hiç yazmadan ya da konuşmadan bir müzikle ve vücut diliyle hikâye anlatmanın en iyi yolu diye düşünüyorum.

2016’nın başları bol gezmeli olsa da, sonları daha çok evde, bilgisayar başında ve kendi iç yolculuklarımda geçti. Floransa’da o çok hayran olduğum sanatçıların eserlerine yaklaşabilmek beni büyüledi, sonrasında ise kış zamanlarında evde çayıma, kahveme müziklerime eşlik ettiler. Hepsinin hikayesi, kendi hikayeme zenginlik kattı. Okudum, baktım, şaşırdım ve tekrar tekrar hayran kaldım. Yaratıcılık ve üretkenlik, takdir edilsin edilmesin ne büyük bir erdem.

img_9471 dsc01272 dsc01342 dsc01349 dsc01381 dsc01283 dsc01318

Bu sene bende inanılmaz yer eden bir diğer lokasyon da Çamlıhemşin’in mis gibi yaylaları oldu. Döndükten sonra da oradaki anılarım beni hiç yalnız bırakmadı. Kendimi hep Filiz Abla’nın o tatlı ahşap yayla evinde sislerin dağılışını izlerken hayal ettim. Sanırım Çamlıhemşin benim hayal kurma rotam oldu. En keyifli hayallerimi fiziksel olarak orada olamasam bile, “bulutlar ülkesi” sıfatını oldukça hak eden Pokut Yaylasında kuracağım. Yanan sobanın sesi, Ömer Abi’nin hikayeleri, Tülay Abla’nın kahkahası ve Filiz Abla’nın her daim taze çayıyla, mis kokulu mısır ekmeği de hayallerimin en güzel kısmı olacak. Onlara verdiğimiz sözü tekrar kendime de hatırlatıyorum ve onları yine ziyaret edip, diğer yaylalara beraberce yine sırılsıklam olsak da saatlerce yürüyeceğiz diyorum.

dsc01815 dsc01799 dsc01748 dsc01745 dsc01707

img_0885 dsc01810Tatlı Filiz Abla, Ömer Abi ve kahkahalara doyamayan Tülay Abla ile eğlenceli selfiemiz 🙂

2016’nın diğer bir enteresan ziyareti de Girit’e olmuştu, aslında o kadar dolu dolu döndüm ki Girit’ten ama onun enerjisini bir türlü denesem de, yazılarıma ya da videolarıma aktaramadım ama bu yazmayacağım anlamına gelmiyor. Sadece her şeyin bir zamanı var diyorum. Girit oldukça sevecen bir halka sahip. Ayrıca çok kültürlü şehirlere bayılıyorum. Osmanlı, Venedik, Yunan harmanını o kadar keyifli bir şekilde sundu ki bu masmavi ada bize. Uzo yanında imambayıldı yemeler, Arnavut kaldırımlar, renkli evler, beyaz kumlar, çakıl taşlı denizler, dağ köyleri, keçileri, biraz kaçık ama kahkaha attıran yaşlıları, yarım yamalak Türkçe’leri, duble Greek coffeeleri ve o eşsiz Akdeniz enerjisi resmen bizi şarj etti.

dsc02982 dsc02942 dsc02657 dsc02481 dsc03018 dsc03120 img_6210 img_2538 img_2407 img_2261 img_2143

Durun şimdi bu yazının devamı biraz farklı ilerleyecek. O yüzden şuraya bir virgül arası koyup, mutfakta bir kahve demleyeyim kendime, hem de yazacaklarımı biraz daha irdeleyeyim kafamda. “İrdelemek” kelimesi ne kadar anlamlı ve güzel değil mi? TDK’daki tam karşılığı ise; Bir şeyin üzerine fazlaca düşmek, incelemek, araştırmak. Bu sene bu kelimenin yakınına bile yaklaşamayan o kadar çok insan gördüm ki, tutumları beni korkuttu, başta şaşırtırken sonraları hallerine oldukça alıştırdı. Gerek ülkesi için, gerek hayat için, gerek ilişkiler için, gerek dış görünüş için hiç irdelemediler ve öyle hızlı yargıya varıp, basmakalıp sıfatlarını öyle kolay yapıştırdılar ki, bu zamanlarda “irdelemek” fiiline daha çok sarılmak istedim. Var olan bu acımasız döngü ne zaman durur ya da biz ne zaman eski huzurumuza kavuşuruz sorusu bizim gibi insanların aklında sık sık dönüp dururken, benim aklıma tek gelen cevap “çizginin dışında durmak” oluyor. Çizginin dışında izle, irdele ve iletişim kur, hiç sıkılmadan oku, konuş, yaz ve iletişim kur. İrdelemeyenle de kur, hatta onunla daha çok empati kurmaya çalış. Belki de şuana kadar onu kimse dinlemediği ve eylemlerini irdeleyecek zamanı ona tanımadığı için acımasızca yargıya varmayı kendine huy edindi. Gerçekten insan gördüğünü ve verileni yansıtan bir varlık, ben buna inanıyorum. Bu süreç zor olacak ama herkesle iletişim kurmanın ve çizginin dışında düşünebilmenin belli başlı yöntemleri olduğuna inanıyorum. Dünya sık sık zor zamanlardan geçti, şimdi de bunlardan birini geçiriyoruz ama bunu kendi içimizde sessiz kalarak yaşarsak, sesi çıkanların tonu hepimizi öyle bastıracak ki; bir gün sıfatlardan, kitaplardan, kelimelerden dahi söz edemeyeceğiz gibi hissediyorum. O yüzden 2017’yi kendime daha çok iletişim kurma yılı olarak ilan ediyorum. Belki video çekerek, belki yazarak, belki konuşarak, belki fotoğraf çekerek, belki sokağa daha çok kulak vererek. Daha çok dinleyip, empati kurarak, irdeleyerek, paylaşarak ve daha çok insana ulaşarak. Kulağa zor olacak gibi geliyor ama denemeden bilemeyiz değil mi?

“Her insan yapmadığı bütün iyiliklerden suçludur” demiş  Voltaire.

Öyleyse eğer daha önce izlemediyseniz, bu konuştuklarımız üzerine çok anlamlı gelecek bir film önerisi bırakmak istiyorum size. Kirpi’nin Zarafeti pek incelikli ve farkındalık yaratacak bir film. Ben aşağıya sizin için fragmanını bırakıyorum, dilerseniz kitabını da okuyabilirsiniz tabii.

Playinduo’dan herkese kocaman sevgiler, 2017 hepimize hem bolca empati kurdurtan, hem de bol anlayışlı bir yıl olsun.

2 Discussions on
“Bir Yıla Veda ve İrdeleme Üstüne”
  • Yine sanat dolu, iç açıcı, keyifli bir yazı ve şahane fotoğraflar..Bayıldım..Özellikle de Pokut Yaylası’ndaki kahkahalarınıza ve Girit’teki sofraya:)
    Bu arada, 2003’te tanıdığın insanlarla da kahve içmek istersen, her zaman bekliyoruz 🙂

    • Canım Zeynep’im teşekkür ederim. Sizin yeriniz her zaman için ayrı! Şu kasvetli günlerde en isteyeceğim şey senle karşılıklı kahve içip, sohbet etmek olur 🙂

Leave A Comment

Your email address will not be published.