San Gimignano ve Siena Gezisi - playinduo

playinduo

San Gimignano ve Siena Gezisi

Merhabalar, Floransa yazımızdan sonra gerek can sıkıcı gündem konuları, gerek Karadeniz seyahati dolayısıyla bloğa biraz ara vermiş olduk. Bu yazı başlıktan da anlaşılacağı üzere Toskana bölgesinin sevimli köyü San Gimignano  ve Siena hakkında olacak. 3 günü Floransa’da geçirip, aklımıza koyduğumuz müzeleri, katedralleri ve sokakları bitirdikten sonra, planımızı yaparken illa ki son günü Siena ve San Gimignano’ya ayıralım diye kararlaştırmıştık. Başta araba kiralayıp, gitmeyi düşündük ama sezondan dolayı gerek konaklama gerekse araba ücretleri bütçemizi epey aşınca, internetten bu bölge için günü birlik rehberli turları araştırdık. Çok da güzel bir fırsat yakaladık. Size de kesinlikle yurt dışında bu tarz günü birlik turları tavsiye ederim. Hem rehberimiz, hem gittiğimiz yerler oldukça tatmin ediciydi. Verimli bir şekilde bir bütün günü bu bölgede geçirdik ve bu muazzam masalsı ve tarihi atmosferden oldukça keyif aldık. Gittiğimiz turun linki de burada, siz de gitmeyi düşünürseniz bizim gibi internetten satın alabilirsiniz. Baya pratik ve keyifli oldu bizim için. Otobüsle ulaşım, rehberlik hizmeti, şarap tadımı ve öğle yemeği  dahil, ücret kişi başı 55 EUR’ya denk geldi.

Şimdi gelelim biraz fotoğraflara ve bilgilere 🙂

San Gimignano ile başlayalım gezimize. Merkezi İtalya’nın Toskana bölgesinde Siena ili’ne bağlı, etrafı surlarla çevrili, çok iyi korunmuş olan bir Orta çağ kasabasıdır. “Ortaçağın Manhattanı” olarak adlandırılan bu köyde 12. ve 13. YY’da yapılmış olan kulelerden günümüze dek 14 tanesi ayakta kalabilmiş. Sehir 18. ve 19. YY’da gerilemekle beraber 14. YY ikinci yarısındaki görünüşünü koruyabilmiş. Orta çağ mimarisi ve görünüşünü korumasından dolayı, San Gimignano UNESCO Dünya Mirasları listesinde bulunmaktadır.

IMG_9852

IMG_9859

San Gimignano içinde dolaşırken, dar sokaklara dalmak, renkli el işi seramiklere göz gezdirmek, minik cafelerde soluklanıp mis gibi espresso içmek çok keyifli. O kadar film setini andıran bir kasaba ki burası, biz evlerden sarkan çamaşırlara ve meydanda kurulu olan pazara başta inanamadık. Tabii ki burada da insanlar normal hayatlarını yaşıyorlar, her ne kadar bize masalsı gelse de, hayat her yerde hayat ve ihtiyaçlar bitmiyor 🙂

IMG_9864

IMG_9833

DSC01408

San Gimignano köyüne gelmişken mutlaka bir dondurma yemeyi de unutmayın. Biz hangi dondurmacıdan aldık hatırlayamıyorum ama baya baya güzeldi. İtalya’da böyle küçük kasabalarda yiyeceğiniz dondurmalar kesinlikle şehirdekilere göre çok daha lezzetli. Zaten önündeki sıradan da anlayabiliyorsunuz 🙂 Rehberimiz San Gimignano içinde bizi serbest bırakınca, manzaraya daha yukarıdan bakabilmek adına dar sokaklardan tepelere ve katedrallere tırmanmaya başladık. Emin olun her yükseğe tırmanışınızda, sizi daha da büyüleyecek bir manzara karşınıza çıkıyor. Toskana’nın o tablomsu sıra sıra dizili servi ağaçları, yeşil ve toprak tonlarının sıcaklığı ve kurduğunuz hayaller…

DSC01422

DSC01428

DSC01417

IMG_9885

DSC01434

Bunca fotoğraftan sonra; gelelim gezimizin devamına San Gimignano’dan sonra otobüsle yolumuza devam edip, şaraplarıyla ünlü Chianti bölgesine ulaştık. Turun bu kısmında tadım yapmak ve yemek yemek için  Casafrassi’ye uğradık. Burası çok eski bir villa ve bağ, kalacak odaları ve havuzu da bulunuyor. Epey bir şarap tadımı yapıp, keyifli bir yemek yedikten sonra da Siena’ya doğru yola çıktık. Bence bu gezinin en güzel ayağı kesinlikle Siena.

IMG_9907

DSC01445

Haydi biraz da buradan bahsedelim öyleyse; Siena şehri özel yöresel mutfağı, şehirde bulunan sanat eserleri, müzeler ve orta çağ görüntüsü ile çok iyi bilinmekle beraber, şehirdeki Piaza del Campo meydanı ve bu meydan etrafında geleneksel olarak her yıl şehir mahalleleri arasında yapılan at yarışlarıyla (Palio) ile de çok ünlüdür. Bu yarışlar her yıl 2 Temmuz ve 16 Ağustos günlerinde olmak üzere iki kez düzenlenen geleneksel at yarışı oyunlarıdır. Her bir at ve binicisi şehrin Contrada adı verilen 17 semtinden birini temsil eder. Yarış boyunca büyük bir insan topluluğu yarış atlarını izler. Her yıl bu popüler yarışı izlemek için Siena kentine dünyanın her yanından binlerce turist gelir. Yarışa katılan tüm at ve biniciler ise oldukları semtin renklerine ve simgelerine uygun olarak giyinirler.

IMG_9913

IMG_9916

Daha önce Siena’ya annemle geldiğimizde Piaza del Campo meydanından çok etkilenmiştim ve Bar Il palio’da oturup, bir şeyler içerken uzun uzun bu meydanı hayranlıkla izlemiştim. Bu sefer de Ali ile beraber gelmenin mutluluğuyla yine aynı barda kahvelerimizi meydana karşı yudumlayıp, manzaranın tadını çıkardık. Seyahat etmek ve bu esnada yanında sevdiğin kişiyle olan paylaşımlar gerçekten bir başka anıya dönüşüyor. Benim için bu anlar tarifsiz ve çok kıymetli.

IMG_9991

IMG_9972

DSC01464

Bar Il Palio’da tekrar oturabilmenin mutluluğu 

Siena’da çok fazla tarihi yapı ve eser var ama Piaza del Campo meydanı haricinde, beni diğer bir etkileyen de Siena katedrali. Siyah, beyaz ve yeşil mermerin kullanıldığı bu gotik tarzdaki kilise her bir işlemesiyle büyüleyici diyebilirim. Üzerindeki işçilik, göğe yükselişi ve o heybeti görülmeye değer. Ayrıca bu gotik tarihi yapıda rönesansın baş mimarları Pisano, Donatello ve Michelangelo’nun paha biçilemez eserleri ve Pinturicchio’nun freskleri bulunuyor. Sizin de bizim gibi az vaktiniz varsa, ne yapın edin ama bu katedrali görün derim. Şimdi sizi yine fotoğrafa boğabilirim öyleyse 🙂

DSC01452

IMG_9968

Siena’dan sonraki son durağımız ise; çok iyi korunmuş olan mini minnacık bir orta çağ köyü Monteriggioni. Köyün etrafı yüksek surlarla çevrili.  Girişteki büyük otoparka aracınızı park edip, 20 dakikada içinde tüm kasabayı gezebiliyorsunuz. O kadar küçük ki; kasabada hediyelik eşya, şarap, zeytinyağı satan butik dükkanlar ve bir kaç cafe var sadece. 13. YY havasını komple korumuş olan bu köy, sizi şimdiki zamandan fazlasıyla uzaklaştırıp, tarih içinde dönem kıyafetleriyle gezer gibi hissettiriyor. Şahsen ben rehber bize dönüş için seslendiğinde, pek kolay kendime gelip adapte olamadım diyebilirim. Otobüs yerine gözlerim at arabası aramadı da değil hani 😉

IMG_9996

IMG_9999

Bu küçük köyden sonra da Floransa için tur otobüsümüzle dönüş yoluna geçiyoruz. Gerisi güzel yol manzaraları, hayaller ve pek güzel anılardan ibaret. Get your guide sitesinden https://www.getyourguide.com/ başka ülkeler için de çeşitli günü birlik turlar satın alabilirsiniz. Bizim için oldukça hesaplı ve verimli bir gün oldu diyebilirim.

Bu kadar yazdıktan sonra bu gezinin videosunu da buraya bırakıveriyorum, keyifli seyirler dilerim 🙂

Şimdi ben hazırlanacak diğer yazılara ve videolara geri dönsem iyi olacak. Detaylı bir Karadeniz postu üzerinde çalışmam gerekiyor. Ağustos için de belki bir Bozcaada, sonrasında ise bayramda Girit yolları gözüküyor. Tabii umuyorum ki, ülkemizde her şey yolunda gitsin ve huzurla hayatımıza devam edebilelim.

Biliyorsunuz ki, bize instagram, facebook ve youtube’dan da ulaşabilirsiniz.

Şimdilik hoşçakalın, Playinduo’dan herkese sevgiler 🙂

Leave A Comment

Your email address will not be published.