Küçük Mutlu Anlar ve Müzikler - playinduo

playinduo

Küçük Mutlu Anlar ve Müzikler

Tarih dediğimiz şey sayı kalabalığından başka nedir ki? Ama ya “anlar”, onlara neler neler yükleyebiliriz. Kokular, sesler, diyaloglar. Anılar bizim duyu hafızamızdır ve sakladığımız çekmeceden çıkardığımızda, bize yeniyi eskiyle zenginleştirme ve kurgulama imkanı sağlar. Kötü ve üzücü anların daha akılda kalıcı olduğuna dair genel bir kanı vardır. Ki bu yadsınamaz bir gerçektir. Travmatik olan her şey derin bir iz bırakır bünyede. Ama insanoğlunun şöyle bir kabiliyeti de var. Kötü bir anı, yaşadığı iyi bir anla harmanlamak ve hayal gücünde yeniden inşa etmek. Olmamış bir şeyi var etmekten veya metafizik bir kurgudan bahsetmiyorum burada. Demek istediğim şey kötü bir olayın yaşandığı bir yerde, geçirilen güzel bir günü anımsamak ve o yeri hafızada sadece o kötü olayın yaşandığı yer olmaktan çıkarmak ve duyu hafızamızın içine yeni zenginlikler katmak. Böyle bir giriş yaptıktan sonra, ben neden mi bahsedeceğim? Aslında çok çok küçük ama benim için zor zamanların hem kurtarıcısı, hem de vazgeçilmezlerim olan sıradan mutluluklarımdan.

Duyu hafızamız madem bizim kıymetlimiz, o zaman onu renklendirmek ve zenginleştirmek de gayet bizim elimizde, öyle değil mi? Ben kendimden küçük örnekler vererek başlayacağım ve bu anlara kendimce yakıştırdığım müzikler ekleyeceğim. Belki bu satırları okuyanlar kendilerinden de ufak tefek şeyler bulup, bizle paylaşır ya da yüzlerinde ufacık bir tebessüm oluşur 🙂

  • Yağmurlu, kasvetli ve içinizden hiçbir şeyin gelmediği bir havada evde kek yapmak. Başta istemeyerek ve üşenerek mutfağa yönelseniz de, fırından gelen kokular emin olun ruh halinizi dağıtmaya başlayacak, hele bir de yanına acaba hangi filmi izlesem diye aklınızdan geçirmeye başladıysanız, o günü çoktan kazandık demektir. Kek pişerken, yanına kahve suyu konulup, bir de müzik açılırsa. O koku ve müzik duyu hafızanızın yegane kıymetliler listesine girecektir benden söylemesi. Ben hemen şuraya bir kek yanı müziği bırakıveriyorum; Norah Jones-Turn me on. Kek önerim için de, önceden denediğim ve çokça sevdiğimiz damla sakızlı haşhaşlı kek için buraya bakabilirsiniz.

hashaslı-kek-5

  • Yorgun ve kaotik şehir hayatından bitkin düştüğünüz bir günde eve gelip, yalnızlığınızı keyifli kılmak istediğiniz bir anda satırlarında koşmak isteyeceğiniz bir kitap o anın en büyük destekçisi olacak. Peki yanına ne gider? Huzurlu ve o koşturmacayı unutturacak masalsı bir müzik yorgunluk için en iyisi olacak; Evgeny Grinko-Field.

IMG_3654

  • Her şeyin üst üste geldiği bir dönemde, beton yığınlarının arasına saplanmış ve uzaklara kaçabilecek vaktimiz de yoksa en kolayı, en yakın parkta veya sahilde yapılacak bir piknik olabilir. Olay sadece çantaya atılacak termosa ve yoldan alacağımız bir çıtır simide bakar. Bu anı daha tatlı ve özel kılacak müzik ise; Sea Bear- I sing I swim.

Caddebostan Sahil’de piknik

IMG_6168

  • Bazen anı içinde anı yaratmak da mümkün, yanlış anlaşılmasın amacım paradoks ya da inception yaratmak değil tabi 🙂 Mesela tatile vakit olmadığında, eski keyifli tatil fotoğraflarına bakıp iç geçirmek diyeceğimi sanmadınız umarım. O güzel fotoğraflara bakıp, uzak rotalara gidilemiyorsa da, hafta sonu günü birlik kaçış rotaları neden yaratılmasın. Hemen şuraya da güzel bir yol şarkısı bırakalım 🙂 Dresses-Blew My Mind

IMG_4429

  • Madem anılar en büyük zenginliğimiz dedik, o zaman eskiciler bizim mabedimiz diyebilir miyiz. Her objeye dokunup, türlü türlü hikayeler yazmak da bizim elimizde tabi ki. Hemen Balat’tan güzel bir eskici dükkanı tavsiye edeyim size. Adı Büyülü Fener, sahibi de pek tatlı ve ilgili bir bayan. Asla bir şey almak zorunda değilsiniz, gidip bir sohbet etmek ve zaman yolculuğu yapmak için harika bir yer. Plakları karıştırırken de, Francoise Hardy’nin nostaljik sesi bize eşlik ediversin. Françoise Hardy-Le temps de l’amour.

DSCF8274

DSCF8267

  • Yeşilin rehabilite edici gücünü asla yadsıyamayız öyle değil mi? Bir ağaca sarılmak, yaprakların arasından gökyüzünü izlemek ve bu güzel ana huzurlu bir müziğin eşlik etmesi… Paper Kites-Bloom.

playinduo

Şehirde kaçılabilecek bir nokta: Atatürk Arboretumu 

  • Kendimizi arada şımartmaktan ne çıkar, mesela küçük ve pratik bir kahvaltı tabağıyla. Neden olmasın? Bana kalırsa kahvaltı her öğün yenebilecek bir şey. Hafif bir tabak, keyifli bir müzik ve alın size huzurlu bir 15 dakika.  Coralie Clement – Samba De Mon Coeur Qui Bat 

playinduo

  • Tarih kokan semtlerin, yaşanmışlık dolu sokaklarında gezinip, şehrin gri görüntüsünden uzaklaşıp, renkten renge bürünen mahalleleri arşınlamak ve gözümüze kestirdiğimiz minik cafelerde bir kahve molası vermek. Bu ana da Thomas Fersen – Au Cafe De La Paix pek güzel gider.

Renkli Balat sokakları

DSCF8127

DSCF8300

Cumbalı kahve’de keyifli bir kahve molası

DSCF8283

Cumbalı’nın keyifli dekorasyonu

DSCF8277

Siz de küçük mutluklar biriktirmeye özen gösterin, emin olun kötü günlerde en iyi hazineniz ve dostunuz olacaklar.

Playinduo’nun günlük müzik önerileri için, bizi instagram’dan da takip edebilirsiniz. Herkese bizden sevgiler ve renkli günler 🙂

playinduo

3 Discussions on
“Küçük Mutlu Anlar ve Müzikler”
  • ne güzel bir yazı olmuş pınarcım, mutlu olmak için büyük hayallere kapılmadan minik adımlarla kendimizi rahatlatabilmenin kaçış noktalarını, çok çok sevdim 😉 yüreğine sağlık, bugün günümü playinduo günü olarak ilan ediyorum, kaçırdıklarımı okumak için :))

    • Çok mutlu ediyor beni bu güzel yorumların. Çok klişe olsa da, mutluluk önce kendi içimizde ve küçük anlarda. Biz anlara değer vermedikçe, önümüze dünyaları serseler yetmez diye düşünüyorum. Umarım sevmişsindir müzikleri de, sevgiler canım 🙂

  • bütün müzikleri de tek tek not ettim bu arada :)) müzikler için ayrı teşekkür etmek isterim 😉

Leave A Comment

Your email address will not be published.