Bozcaada Rehberi - playinduo

playinduo

Bozcaada Rehberi

Herkesin yeryüzünde kendi hayaline uygun bir cennet köşesi vardır, benimki kesinlikle Bozcaada. Bunu hiç duraksamadan ve düşünmeden söyleyebiliyorum, kendisiyle tanışmam yaklaşık 5 sene önceydi. Daha ilk görüşümde; adanın bir ruhu olduğunu ve bunu anlamayanları asla kabul etmeyeceğini anlamıştım, zarif ve çiçek dolu sokakları, lavanta kokan havası, köşe başında size el sallayan teyzeleriyle Bozcaada her taş sokağında ben “özelim” diye bağırıyordu. Köşeyi dönünce mavi kapılar, çiçek dolu pencereler, sokaklarda oturmuş gülüşen adalılar, kapı önlerine konmuş zeytin kavanozları… Bunların hepsi gerçek mi diye sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Şehirden gelmiş yorgun zihin ve bünye, bu gördükleri karşısında adeta şoka uğrayıp, serotonin patlaması yaşarken; demek ki böyle hayatlar da olabiliyor diye hayal baloncuklarını kendi senaryosu içerisine yerleştiriveriyor.

DSCF5148

DSCF5155

DSCF5162

DSCF5167

DSCF5156

DSCF5402

DSCF5388

Bozcaada Türkiye’nin 3. Büyük adası, ada alanı oldukça büyük olmasına rağmen; merkezi küçücük ve 2 mahalleden oluşmakta, adanın geri kalanını ise bağlar, yerleşke olmayan ağaçlık alanlar ve çoğu bakir olan plajlar kaplıyor. Umuyorum ki bu bakir görüntü ve doğa hep bu şekilde kalabilir. Ben adaya her geldiğimde, yerlilerle sohbet etmek ve o sevimli hareketliliği yaşamak adına merkezde kalmayı tercih ediyorum.

DSCF5300

DSCF5385

DSCF5218

DSCF5212

DSCF5210

DSCF5172

Türk Mahallesi oldukça sessiz ve daha yerel bir ortama sahipken, Rum mahallesi renkli sokaklara, tatlı Rum evlerine, akşam cümbüşlü balık lokantalarına ve daha şık otellere ev sahipliği yapıyor. Her ikisinin yeri de benim için apayrı, Türk mahallesinde otel olarak; Hanımeli oteli, Rum mahallesinde ise 9 Oda’yı tavsiye edebilirim. Zaten adada lüks aramak boşuna, burası samimi ve sade ortamıyla seviliyor.

DSCF5170

DSCF5160

DSCF5152

DSCF5179

DSCF5182

DSCF5184

DSCF5209

Kısa bir tatil için adaya geldiyseniz benim gözümden yapılması gereken “olmazsa olmazları” sizler için sıralamak istedim.

  • Meydandaki Çınaraltı Cafe’de Madam Sofia’nın limonatası ve damla sakızlı Türk kahvesi muhakkak içilmeli.
  • Ada reçellerinden tatmadan gitmek olmaz, ben çok meşhur olan domates reçelini değil de, en çok nar reçelini beğendim.
  • Çiçek pastanesinde muhakkak damla sakızlı kurabiye tadılmalı, hatta eve dönerken bir paket de arkadaşlara ve aileye alınmalı.
  • Ada’da pek çok yerli şarap üreticisi mevcut ama bana kalırsa bu işi eskiden beri en iyi devam ettiren Yunatçı ailesinin Çamlıbağ şarapları (Blush, Vasilaki ve Karalahna mutlaka denenmeli)
  • Martı Restoran ve Asmalı Meyhane’nin mezeleri ve ortamı harika, bir akşam mutlaka kendinize bir iyilik yapın (gelmeden önce rezervasyon yaptırmayı unutmayın) ve Ege mezelerinin tadına varın.
  • Ada sokaklarında, renkli kapılarla ve güzel pencerelerle fotoğraflar çekin ve bu güzel anları ölümsüzleştirin.
  • Ada Cafe’de Gelincik şerbetinin tadına bakın.
  • Dünya şekeri nostaljik Bozcaada kitapçısını muhakkak görün.
  • Gün batımı için bir şişe şarap kapıp, Polente Feneri ve Rüzgar gülleri tepesine çıkın, güneşi batırıp, şarabınızın tadına varırken, hatıra kalacak bir dolu güzel fotoğraf çekin.
  • Her gün meyhane olmaz, sağlıklı beslenmeyi unutmayın ve Güveç Esnaf lokantasının anne tadındaki yemeklerini mutlaka deneyin
  • Ada dondurmacısının tadına bakmazsanız çok ayıp olur, bu arada karıştırmayın bir dolu ada dondurmacısı var ama esas doğru olanı Asmalı Meyhane’nin yanındaki. Frambuaz, damla sakızı, limon bizim favorilerimizdi 🙂
  • Ayazma ve Akvaryum koylarından kendinizi buz ama cam gibi berrak suya bırakın ve ada denizinin hakkını verin 🙂
  • Ayazma plajının çevresinde pek çok hizmet veren lokanta var ama bana kalırsa en iyisi Vahit’in yeri, Ali’nin her gün bir porsiyon götürdüğü midye dolmalardan yemeyi unutmayın 🙂
  • Bir akşam Cabali Balıkçı’sının yanındaki Fuska Bar’da bir kadeh bir şeyler içip, güzel müziklerle kaleye ve denize dalıp gidin.
  • Ada resmen hediyelik eşya cenneti gibi, benim en sevdiğim mağaza ise Aki Gift Shop, el emeği ve tasarım ürünlere muhakkak göz atın derim.
  • Dönüş vakti geldiğinde beni hatırlayıp, sahildeki cafelerde püfür püfür esen ada rüzgârıyla çayınızı yudumlayıp, kaleye ve adaya el sallayıp, tekrar görüşmek üzere deyip veda edin 🙂

DSCF5222

DSCF5226

DSCF5239

DSCF5255

DSCF5267

DSCF5271

Eminim siz de benim gibi Ada’dan ayrılırken, bu güzellikten kopmak istemeyeceksiniz ve daha kış aylarından Bozcaada hayalleri kurmaya başlayacaksınız. Buranın şarabından, kahvesinden ve suyundan bir kez tadan pek kopamaz gibime geliyor 🙂

5 Discussions on
“Bozcaada Rehberi”
  • Canım Pınar, Harika bir yazı olmuş. Fotoğraflara, elbisene ve “olmazsa olmaz” kısmına ba yıl dım! Vasilaki şarabını da ailecek çok severiz. Bir de Bozcaada bizim için çok özel. Henüz 1, 1-5 aylıkken ilişkimiz Cemal beni Bozcaada’ya götürmüştü. O zamanlar meşhur değildi ada. En kısa zamanda gitmek geldi içimden…

    • Sevgili Öznur, adanın ruhu, insanı, şarabı, denizi her şeyi o kadar güzel ki, bir kere tadına baktı mı insan devamlı onu özlüyor. Artık çok kalabalık ama yine de ülkemizdeki en huzur bulduğum yerlerden biri, beğenmene çok sevindim. Umarım en kısa zamanda gider ve anılarınızı yad edersiniz:)

  • Şehirden gelmiş yorgun zihin ve bünye… – İşte bu been! Okurken neredeyse elimi kaldıracaktım 😀
    Çok güzel Pınar, fotoğraflara da bayıldım! Olmazsa olmaz listesi ise benim için tam rehber niteliğinde, zira hiç gitmedim ve hayalini kuruyorum 🙂

    • Çok sevindim beğenmene Özge’cim, tabi ki seni çok tanımıyorum ama ufacık gözlemimle bile Bozcaada’ya bayılacağına inanıyorum. Bence önünüzdeki planlara ekleyin ve bu rehberi harfiyen uygulayıp beni anın :))

Leave A Comment

Your email address will not be published.